“Gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde. Bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem.” demiş Turgut Uyar… Ne de haklı, değil mi?

İnsan, sevildiğini hissedebilmek için karşı taraftan bir işaret bekliyor. Eğer bu işaret, kendi sevgi diliyle örtüşüyorsa anlayabiliyor; eğer örtüşmüyorsa bu işareti okumakta zorlanıyor. Peki, sevgiyi gösterme biçimlerimizi bilsek, “Acaba beni seviyor mu?” sorusunun belirsizliğini de ortadan kaldırmış olur muyduk?

 “Sevgimi gösteriyorum ama bana karşılık vermiyor.” ya da “Sevdiğini söylüyor ama davranışlarında bunu görmüyorum.” gibi soruların sevgisizlikten mi yoksa sevgi dillerinin farklılığından mı kaynaklandığını idrak edebilir miydik?

Bunu anlamak için Gary Chapman ‘a kulak vermekte fayda var.

Sevgi Dilleri Teorisi’ni geliştiren Gary Chapman, bu belirsizliği netleştirmek amacıyla karşımıza çıkıyor. Chapman, insanların sevgiyi hissetme ve gösterme şekillerinin farklı olduğunu dile getirmiştir. Bu teori; aslında sadece farklı sevgi dillerine sahip bireylerin, sevgilerini gösterseler de neden birbirleri için yeterli gelmediğini anlamlandırmamız için de açılan bir kapı oluyor.

Peki, bu 5 sevgi dili nedir?

1. Onay Sözcükleri: Burada kişi sevgisini, “Seni seviyorum.”, “Seninle gurur duyuyorum.” gibi sözlerle ifade eder. Bildiği dil bu olduğu için, kendisi de takdir edilmeye karşı hassasiyet gösterir, beklentisi bu yöndedir.

2. Fiziksel Temas: Sarılarak uyumak, el ele tutuşmak, küçük küçük dokunuşlar… Bazı kişiler sevgilerini fiziksel yakınlık yoluyla ifade eder ve bu şekilde hissederler.

3. Kaliteli Zaman: Sadece sevdiğiniz kişiyle yaptığınız etkinliğe ve sevdiğinize odaklandığınız zamanlar, bazı insanlar için sevgilerini göstermelerinin yoludur. Telefonu kenara bırakıp, en sevdiği diziyi kapatıp “Gel, bir kahve içelim.” deyip sohbet etmek, bu kişilerin sevgi dilidir. Bu kişilerin sevgiyi hissetme yolu da benzer şekilde işler; hissetmek için kaliteli zaman geçirme kriterleri belirgindir.

4. Hediye Alma: Bazen umulmadık bir yerde bulunan bir not, düşünülerek ve emek verilerek alınmış bir hediye, bazen de bir yaprak yeterli olabilir. Burada amaç, maddi değerden çok düşünülmüş ve emek verilmiş olmasıdır. Bazı kişiler, sevgilerini göstermenin yolu olarak bunu görür. Sevdiğine emek vermek, özen göstermek bu insanların sevgi dilidir. Karşılığında da küçük jestler gördüklerinde sevildiklerini hissederler.

5. Hizmet Eylemleri: Partnerimizin hayatını kolaylaştırmak, zor bir gün geçirmişse ona kahve hazırlamak ya da herhangi bir işini halledip işlerinin ağırlığını bölüşmek de bazı insanların sevgi dili olabiliyor. Bu sevgi dilini konuşanlar, küçük ve düşünülmüş eylemlerle sevgilerini gösterir ve hissederler.

Partnerinizin sevgi dili hangisi?

Bu beş ifadeyi düşünerek partnerimizin hangi sevgi diline sahip olduğunu keşfedebiliriz. Eğer partnerimizin sevgi dili bize tanıdık değilse, ilişkide iki taraf için de yetersizlik yaşanması kaçınılmazdır. Sevgi dilini keşfedebilmek için aşağıdaki sorulardan yararlanabiliriz. Cevaplar bizi sevgi diline götürecektir:

• Partnerimi en çok hangi davranışlarım mutlu ediyor?

• Partnerimin benden şikâyetçi olduğu kısımlar neler? (“Hiç sarılmıyorsun!” diyorsa sevgi dilinin fiziksel temas olması muhtemeldir.)

• Kendimi nasıl ifade ediyorum, sevgimi nasıl gösteriyorum?

Sevgi dillerinizin farklı olmasında bir sakınca yoktur. Önemli olan, bu sevgi dilini anlayıp ona göre partnerimizin tanıyacağı ibareleri de sevgi dilimize ekleyebilmektir.

“Partnerim beni seviyor mu?” dediğiniz noktada, bu kısmı analiz etmekte fayda görüyorum. Çünkü sadece anlamadığınız bir dille ifade ediyor olabilir.

Seveceğiniz ve sevildiğinizi hissedeceğiniz bir hafta diliyorum…