Allah’a hamdolsun üç ayların (Recep, Şaban, Ramazan) manevi feyzi iklimi ile orucumuzu eda ettik ve sonrasında Ramazan Bayramı’na kavuştuk. Dünden bugüne köprü olan güzel adetlerimizle büyüklerimizi ziyaret edip bayramlaştık, dede nine, anne baba, kardeş, amca hala, dayı teyze, ağabey abla, hısımını akrabasını konu komşusunu tanıyıp cıvıl cıvıl evlerden sokaklarda yarınımızın güvencesi çocuklarımız neşe sevinç bayram yaşadılar.

Bunlar bizi biz yapan değerlerimiz. Bakmayın siz dedemin ifadesi ile İngiliz kaşığı Fransız ..okunu yiyenlere! Onlar her türlü haltı yiyip sonra da zeytinyağı su üzerine çıkma gibi hünerleri var. Ne yaparlarsa yapsınlar biz onları çok iyi tanırız. Ne kadar rol yaparlarsa yapsınlar bizi aldatamazlar.

Ha bunun yanında insanoğlu Muallim Naci’ni veciz sözünde ifade ettiği gibi; “Hafızaı beşer nisyan ile malüldür.” Tabi bu ifadeyi bugün anlayacağımız dilde ifa edelim. Muallim Naci Yunus Emre değildir. Yunus Emre 13. Yüz yılda yazdığı söylediği şiirleri Anadolu Türk insanı dün anlıyordu bugün bizde anlıyoruz. Daha dün Tanzimat dönemi düşünce adamı Muallim Naci’nin özlü sözünü bugün diliyle ifade etmeden anlayamıyoruz.

Hafızaı beşer, nisyanla maluldür. Bugünün ifadesi ile “Unutkanlık insanlık halidir. İnsan hafızasının belleğinin sakatlığı eksikliği UNUTKANLIKTIR.

Öyle olmasa 1989 Yılında CHP’den Nurettin Sözen’e İstanbul’u emanet edip meşhur İSKİ Yolsuzluğunu yaşadıktan sonra 2019’da ve 2024’de tekrar İstanbul’u CHP’ye emanet eder miydik? Emanet ettik onlarda gereğini yaptılar.

Kedinin lamba tutması fareyi görünceye kadardır. Bizden önce yaşamış akça kocalarımız ifade ederler. Demek ki yıllar geçse de değişen bir şey mutlaka aslına dönüş muhakkak oluyor.

Şımarık ergen oğlan gibi bağırıyor;

Sokağa çıkın yakın yıkın!

Polisi taşlayalım mı?

Tüketmeyin boykot edin!

**

Hayda buyurun buradan yakın!

Daha önce yazmıştım. Tekrarından zarar gelmez değil mi?

Bıçkın ateşli su ile arası iyi olan gençler yaşanmışlıklarını anlatıyor. Çumra’nın bıçkın gençleri Alanya’ya denize gitmişler. Denizde yüzerken içlerinden biri büyük suyuna daralmış, kocaman deniz ne olacak deyip büyük suyunu denize yapmış, anında suyun yüzeyine mantar gibi çıkıverdi lan. Arkadaşı soruyor;

---Ne yaptın ya?

--- Ne yapacağım sanki ben yapmamışım gibi kakanın üstüne üstüne yüzdüm. Kakama sahip çıkmadım.

Her türlü pisliği yapanlar bizim bıçkın genç gibi üstüne üstüne mi yüzmekteler? Ancak, mızrak çuvala sığmaz, gizli yapılan nahoş işler muhakkak ortaya çıkarlar.

Unutmayın Devlet yeri gelir kağnı arabası ile tavşan yakalar. Oğlum derdi babam rahmetli.

Keşke bu amcalar iyilik yapsaydılar da bu mübarek Ramazan Bayramı sonrasında hep iyiliklerini yazsaydık. SİHA, KAAN uçağı yaptılar da biz yazmadık mı?

Bu amcalar 30 yıl önce de yanlış yapıyorlardı bugünde yanlış yapıyorlar. Adlarını önünde Prof, yahut doktor, mühendis, düşünür fikir adamı gazeteci aydın yazmasının kıymeti harbiyesi yoktur. Sol kafa aynı sol kafadır.

Alvin Tofler ne demiş bakın!

21. Yüzyılın cahilleri okuma yazma bilmeyenler değil, yanlışlarından vazgeçmeyen ve yeniden öğrenmeyenler olacaklardır.

Ne diyorsunuz doğru ifade etmiş değil mi?

Bayramın birinci günü aziz dostum Himmet Tömtöm’ün ve İbrahim Çiçek’in vesilesi ile Çumra MHP İlçe Teşkilatında hemşerilerimiz ve teşkilatı ziyaret eden MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak’la ile bayramlaştık. İlçe Başkanı Ercan Ateş, Ülkü Ocağı Başkanı Mücahit Çınar, Çumra Ziraat Odası Başkanı Mehmet Karadağ ile görüşme imkânımız oldu. MHP İlçe Başkanlığım sırasında yönetim kurulu üyem bir Konya İl Genel Meclisi üyeliğimizi yapan arkadaşım Adnan Batumlu; Ahmet Başkan yazını biraz kısa yaz gibi serzenişte bulundu. Tamam, Adnan Ağam bak çok uzatmıyorum.

Daha nice kutlu bayramlara erişmek dileğiyle!