Lipödem, vücudun her iki tarafının eşit etkilenerek, bacaklarda, kalçada ve bazen kollarda oluşan, yağ birikmesine bağlı ağrılı cilt büyümesi ve vücudun simetrik olarak dağılımına denir. Lipödem, diyet ya da egzersizle birlikte doktor kontrolünde olması gerekir. Lipödem, bacaklarda bazen ise kollarda ama genellikle vücudun alt bölümünü etkileyen ve anormal şekilde yağ birikmesine neden olan metabolizma ile bağlantılı bir hastalıktır. Lipödem çoğunlukla kalça bölgesini, bacakları ve baldırları içerir. Diğer kısımlarda çok bulunmayabilir. Ağrılı olabilirken başka problemlere de yol açabilir. Hormonlardan kaynaklanan ya da hormon ilacı kullanılmasıyla ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Belirtilerine bakarsak, Yağ birikmesine bağlı özellikle bacaklarda ve kollarda kalınlaşma veya büyüme, şişen noktalarda hassaslaşma, ağrı ve rahatsızlık hissi, etkilenen bölgelerde morarma, yorgunluk ve halsizlik, bacaklarınızda varisli damarlar ortaya çıkabilir. Lipödem ile birlikte şu komplikasyonlar görülebilir, yürümede güçlüğe, utanç ve endişe duygulara, depresyona, venöz yetersizlik olarak bilinen damar hastalığına, düz ayak tabanına, dizlerin birbirine vurmasına nedenler ortaya çıkabilir. Lipödemin teşhisi için kullanılan bir test olmasa da şu yöntemlerden yararlanılabilir, ultrason, manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı tomografi (BT) yapılır.
Lipödemin aşamaları bulunur ve önem alınmadığında kötüleşebilir. Lipödem aşamaları şöyle sıralanır: Aşama 1: Cilt normal görünür, cildin altında küçük çakıl taşı gibi dokular hissedilir. Bu aşamada ağrı ve morarma görülür. Aşama 2: Cilt yüzeyi pürüzlü olabilir ve belirgin çukurlar oluşur. Aşama 3: Şiş bacaklar görülür, deride yağ kıvrımları ve varisler bulunur. Bacaklardaki yağlar belirgin olarak yürümeyi zorlaştırır. Aşama 4: Bu aşamada lipödemin yanında lenfödem de görülür.
Lipödem için doğrudan bir tedavi bulunmasa da ağrı ve iltihabı azaltmak için bazı yöntemlerden yararlanılabilir. Yüzmek ya da egzersiz yapmak eklemlerdeki stresi azaltarak lipödem ağrısını azaltır. Anti-inflamatuar içerikli diyet yapmak lipödeme iyi gelir ve lipödemin ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Kan damarlarındaki basıncı artıran kompresyon çorapları kullanılabilir. İltihaplanma, şişme gibi sorunlara yardımcı olan ilaç kullanımı ile tedavi edilebilir.
Bununla birlikte, lipödem, lenf bezlerinde oluşan tıkanmalara bağlı olarak ortaya çıkan lenfödeme yol açabilir.
Diyete ve egzersize olumsuz yanıtlı bir hastalık olarak bilinse de lipödem diyetle oldukça gerileyebilecek bir hastalıktır. Sadece daha sabırlı olmayı gerektirir. Beslenmede önemli olan husus antienflamatuvar beslenmek, ödem yapıcı besinlerden kaçınmak, östrojeni arttıracak besinleri tüketmemek ve kan insülin düzeylerini düşürmektir. Antienflamatuvar besinlerden zengin olması, ödem atan bir beslenme şekli olması ve kan insülinini düşürmesi açısından ketojenik diyet lipödemli hastalar için çok uygun bir diyettir. Ketojenik diyete ek olarak östrojen düzeylerini arttırmayacak besinlerin tüketimine dikkat edildiği takdirde lipödemli hastalar oldukça rahatlayacaktır. Fitoöstrojen besinlerin etkileri tam olarak test edilmemiştir bu yüzden lipödemli kişiler deneme yanılma ile kendilerini rahatsız eden besinleri bulmalıdır. Genel olarak neredeyse tüm lipödemli hastaları rahatsız eden, ödem yapan fitoöstrojenler şunlardır: soya, kurubaklagiller, meyankökü, şerbetçiotu, keten tohumu, adaçayı, ısırgan otu, civanperçemi, maydanoz, sarımsak, hurma, ıhlamur. Aslında pek çok bitki fitoöstrojen içerir ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi her fitoöstrojen östrojeni arttıracak ve kişiyi rahatsız edecek diye bir kural yok. Bu tamamen fitoöstrojenin östrojen reseptörlerine bağlanıp bağlanmamasına ya da bağlandığında nasıl etkilere yol açabileceğine göre değişebilecek bir durumdur. Örneğin brokoli de fitoöstrojen içeren bir besindir ancak genel olarak lipödemli kişileri rahatsız etmez. Gluten vücutta hem enflamasyonu ciddi şekilde tetikleyen bir maddedir hem de çokça ödem tutmaya neden olur. Hastalıktan çok ciddi rahatsızlık duyuluyorsa ilk etapta eliminasyon diyeti de uygulanabilir. Antienflamatuvar beslenme uygulanmalı. Öncelikle enflamatuvar besinler diyetten çıkarılmalı. Şeker, işlenmiş gıdalar, hormonlu gıdalar, gluten ve eğer hassasiyet varsa süt ürünleri diyetten elimine edilmeli. Ardından enflamasyonu durduracak antienflamatuvar besinler diyete eklenmeli. Bunların başında zerdeçal geliyor. Ardından ceviz, enginar, kırmızı pancar, nar, kivi, avokado, yeşil yapraklı sebzeler, balıklar, ıspanak geliyor. C vitamini takviyesinin alınması da ekstra fayda sağlar. Mutlaka eksik vitaminler yerine konulmalıdır. Lipödem semptomlarını yönetmek için yeterli su içmek şarttır. Lipödem de bol su içmek, lenfatik fonksiyonu destekler, su tutulmasını azaltır ve genel vücut fonksiyonlarına yardımcı olur. Vücudunuzun ihtiyaçlarını desteklemek için gün boyunca yeterli miktarda su içmeyi hedefleyin. Meyve ve sebzelerin tüketimini artırın. Omega-3 yağ asitleri içeren yiyecekleri (balık vb.) ve takviyeleri hayatınıza dahil edin. İşlenmiş unlar yerine tam tahılları unları tercih edin. Kırmızı et dışındaki yağsız proteinleri tüketin. Kurubaklagilleri hayatınızın rutinine ekleyin. Fındık, ceviz badem vb. kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağları tercih edin. Zencefil ve zerdeçal gibi baharatları tüketin. Alkol tüketimini sınırlandırın.
Sağlıcakla kalın…