Cuma günü 30 puanlı Kayserispor, Adanademirspor’u deplasmanda 2-0 mağlup etti, puanını 33 yaptı ve Konyaspor’a bir adım yaklaştı…
Bugün saat 13:30’da oynanan maçta 33 puanlı Çaykur Rizespor ile 30 puanlı Sivasspor karşı karşıya geldiler ve sahadan 1-1’le ve 1’er puanla ayrıldılar…
İki takımın berabere kalması Konyaspor adına iyi oldu mu?
Bana göre iyi oldu…
Dolayısıyla da temsilcimizin Başakşehir maçını kazanamasa da, kaybetmemesi gerekiyordu…
Ama olmadı.
xxx
Başakşehirliler, bu ligin pahalı ve iyi kadrolarından birisine sahip olmanın yanında, ekonomik olarak da hiçbir sorunu bulunmayan, huzurlu bir takıma sahipler… 
Seyirci ve medya baskısının olmadığı Başakşehirli futbolcular, her maça bu rahatlıkla çıkıyor, kazanıyor ya da kaybediyorlar…
Kazandıklarında alkışlanmıyor, kaybettiklerinde de azarlanmıyorlar…
Şunu söylemeye çalışıyorum; Başakşehir stressiz bir takım, öyle olunca da maçlarını rahat rahat oynuyorlar.
xxx
26. haftada Trabzonspor’u, 28. Haftada Beşiktaş’ı, 29. Haftada ise Gaziantep maçlarını kazanan Konyaspor, hayati önem taşıyan bu üç karşılaşmadan da istediğini alarak, sadece dokuz puan değil, önemli bir özgüven de kazandı…
Yeşil-beyazlı temsilcimiz bu özgüvenle Başakşehir karşısına çıktı…
Lamı cimi yok, Recep Uçar, sezonun en ideal 11’ini sürdü sahaya…
Arka dörtlüde Ndao, Adil, Uğurcan ve Guilherme…
Önlerinde Jevtoviç…
Öndeki dörtlüde ise Pedrinho, son haftaların yıldızı Melih,  Aleksic ve Yusuf Erdoğan…
En önde ise Kramer…
Ne var ki, Aleksic’in takımın ve arkadaşlarının kaderiyle oynayacağını hesap edemedik!
Çünkü, iki önemli pozisyondan yararlanamazken, yaptırdığı penaltı ile de Konyaspor’un İstanbul’dan puansız dönmesine sebep oldu…
Günün en tartışılır ismi Aleksic’in, güne dair, kendi kaderini olduğu gibi, oyunun ve takımın kaderini değiştirmesini de bir kenara yazmakta yarar var!
Xxx
Konyaspor maça golle başladı, ama VAR’dan  izin çıkmadı…
Faul mü, değil mi tartışmaları sürerken, topun  Kramer’in eline gitmesine, “elle oynama” gerekçisi gösterilerek gol iptal edildi…
Konyaspor ilk 45’de rakibini kalesine çok yaklaştırmadı…
Ama, rakip kalede Aleksic ile iki, Kramer ile de bir net pozisyondan yararlanamadı yeşil-beyazlılar…
Adil, Uğurcan ve önlerindeki Melih ve Jevtoviç ile merkezi iyi kapatarak, gedik ve delik vermeyince de, Konyaspor’da ilk 45’de savunma anlamında işler istediği gibi gitti…
Başakşehir takımında Yusuf Sarı, Crespo Kemen, Brnic ve en öndeki Piatek çok çabalamalarına rağmen, Konyaspor’un kenarları ve merkezdeki oyuncuları sahada kale gibi durunca, Başakşehir’in istediği olmadı…
Karşılaşmanın ilk yarısının büyük bölümü temposuz geçerken, akıllarda sadece Konyaspor’un Aleksic ve Kramer ile kaçırdığı gol pozisyonları kaldı…
Bir de Guilherme’nin 30. dakikada sakatlanarak oyundan çıkması…
Maçın ilk yarısında takımlar soyunma odasına golsüz, giderlerken, temsilcimizin ortaya koyduğu mücadele, açıkçası beğenildi.
xxx
Konyaspor, ikinci yarıda da oyunun temposunu evsahibine vermedi hiç, akıllı ve sakin kalmayı bilirken, meydanı da boş bırakmadı, daha ötesi ise Başakşehir’e meydan okumaya da devam etti…
Bu, güçlü ve kendine özgüveni olan bir takımın tavrıdır ve refleksidir…
İkinci 45’de kaleyi bulan şutumuz, önemli pozisyonumuz  olmasa da, oyun daha çok bizim istediğimiz gibi gidiyordu…
Aleksic’in yaptırdığı penaltıdan sonra da, puanla dönebileceğimiz bir maçı, biraz şanssızlık, biraz beceriksizlik, biraz da Başakşehir kalecisinin becerikli ya da gününde olması nedeniyle kaybettik…
Özellikle maçın son 15 dakikası Konyaspor’un büyük baskısı altında geçerken, hücumdaki final pas ve  vuruşlarının kötü olması da sonuçta etken oldu… 
Konyasporlu oyuncular, doğru tercihleri ve vuruşları yapamamalarının sıkıntılarını yaşadılar bu maçta…
Özellikle Aleksic…
Net iki pozisyonu değerlendirmiş ve o talihsiz penaltıyı yaptırmamış olsaydı eğer, başka bir skor çıkabilirdi bu maçtan…
Ve beraberinde de başka umutlar, başka söylemler gelirdi…
İyi olmadı, ama panik yapmaya da gerek yok…
Bu kadro zafiyetinde bir takım yenilgileri göze almak gerekir…
Önemli olan form grafiğinin aşağıya doğru gitmemesi…
Ve bir şey daha; altımızda yedi takım daha var ve bu takımlar, daha doğrusu rakiplerimiz “Süpermen” değiller…
Karar verici onlar değil, biziz…
Konyaspor ailesi aklıselim kalmayı bilmeli…
Asla duygusal kırılma yanlışına düşüp, klavye delikanlılığı yapmamalıyız…
Asıl sıkıntı bu olur!
Benden söylemesi.