Sanırım Şubat ayının ortalarıydı…
Takımın kötü sonuçlar aldığı, dahası üzerinde kara bulutların dolaştığı günlerdi…
Özellikle Recep Uçar ve oyuncuları yerden yere vuruluyor, kendilerine sürekli ateş ediliyordu…
Başkan Ömer Korkmaz’ın konuşacağı zaman, tam da bu zamandı…
Ve konuştu…
“Hocamız noktasında şu an itibariyle ayrılık gibi bir durumumuz yok. Göreve başladığından bu zamana kadar, oyun anlamında, hücum anlamında katkı veren takım birlikteliğini gayet iyi sağlayan bir görüntüsü vardı. Her ne kadar saha sonuçlarına yansımasında sorunlar olsa da bu zafiyetlerini gidereceğini düşünüyoruz” diyerek, Recep Uçar’ın ve oyuncularının bu sezon ki en zayıf, en kırılgan zamanlarında arkalarında durması, net ve güven veren cümleler kurması, takımın son haftalardaki yükselen performansındaki en önemli etkenlerden birisiydi…
Liderlik böyle bir şey…
Daha doğrusu birinci adamlık gösterisi veya duruşu bunu gerektirirdi, Ömer Korkmaz da bunu ortaya koydu…
Tüm eleştirilere, tüm bel altı vuruşlara rağmen, “yıldırımsavar”, yani “paratoner” olmak, bütün “okları göğüslemek” bu olsa gerek…
Sonra ne oldu?
Konyaspor iç sahada Trabzonspor, Beşiktaş, Gaziantep ve son olarak da İskenderunspor’u 3-0 yenerek Türkiye Kupasında yarıfinale yükselen ilk takım oldu…
Yarıfinalde rakibimiz ya Galatasaray veya Fenerbahçe olacak…
Artık, hem ligde hem de kupada yoluna devam eden bir Konyaspor var…
Başta Ömer Korkmaz olmak üzere, Recep Uçar ve öğrencilerinin performansları her türlü saygıyı sonuna kadar hak ediyor, bunu kabul etmek gerekiyor öncelikle…

Dudak bükmeden, burun kıvırmadan…
Yani bu başarıyı küçümsemeden…
Dolayısıyla kümede kalmanın başarı olarak görüldüğü bir kadrodan söz ediyoruz… 
Şimdi hızla üst sıralara tırmanmamıza rağmen, hala öküz altında buzağı aramak niye?
Futbol çok garip bir oyun; dün göklere çıkardıklarımızı, bugün yerin yedi kat dibine gömüyoruz bir anda…
Recep Uçar buna bir örnek…
Tabi ki, hocaya takıntılılar hariç!
Büyük fotoğrafa bakmayı denediğimiz de, aslında doğruyu bulmuş, iyi ile kötüyü de birbirinden ayırt etmiş olacağız…
Benim futbol aklım şunu söyler; ligin sonu yaklaştıkça, oynanan oyundan daha çok skora bakmak lazım…
Konyaspor içeride oynadığı çok önemli 3 karşılaşmadan istediğini aldı mı?
Aldı…
Önemli olan da, hedefe giden yolda tökezlememek lazım…
Tekrar yazının başına dönersek…
Kısıtlı imkanlara rağmen, hocasının ve oyuncularının arkasında duran Ömer Korkmaz ve arkadaşlarının bu çabasına burun kıvırmamak lazım…
Biliyorum ki, içerisinde fırtınalar esiyor, ama Ömer Korkmaz bunu dışarıya Meram gecelerinin Gedavet rüzgarı gibi yansıtıyor…
Durum bu.