Ashabı Kefh’in delikanlısı Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikastla şehit edilişinin üzerinden tam 16 yıl  (5840 gün) geçti.

Ne yazık ki bir arpa boyu mesafe alınmadı/alındırılmadı. Sanki dosya zaman aşımına uğraması için her türlü yol denendi.Gizli bir el her şartlarda dosyanın kapatılması hususunda irade ortaya koydu. Koymaya çalışıyor.

İyi ki Merhum Yazıcıoğlu’nun azda olsa samimi ve idealist dava arkadaşları var ki, işin peşini bırakmadılar. Bırakmayacaklarda.

Şehit Muhsin başkan, bu günleri çok önceden sezmiş, iktidarı da, muhalefeti de çok sert şekilde uyarmıştı. Yapıcı, yol gösterici muhalefet yapmıştı.

Parti binasının parasızlıktan kaloriferi yanmadığı için soğuk kış günlerinde palto ile oturmuş, hiçbir kirli işlere bulaşmadan, haysiyeti ve onuru ile Türk milletinin refahı, devletin bekası ve bağımsızlığı için siyaset yapmaya çalışmıştı.

Merhum Mustafa Çalık beyin "Para ve kadın konusunda peygamberlerden sonra tarihin en temiz adamları Enver Paşa, Talat Paşa, Devlet Bahçeli ve Muhsin Yazıcıoğlu'dur." Dediği gibi hiçbir kirli akçeli işlere bulaşmamıştı. Eğer tenezzül etseydi Tuna sokaktaki eski BBP Genel Merkezini para ile doldururdu.

Onun için özgül ağılığı, siyasi ağırlığından daha fazla olmuştu. Her dönemde siyasetin güvenilir limanı olmuştu. Bu vesile ile her kesimin  (oy vermese de) saygı duyduğu bir siyasetçi olarak gönüllere girmişti.

Merhum eski CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL; “Muhsin Yazıcıoğlu TBMM’nin sigortası idi. Meclis sigortasını kaybetti” demişti.

Rahmetli başkan, Abdürrahim Karakoç abinin;

“Ben dava için adamışım kendimi,

Bir doğrunun imanı bin eğriyi düzeltir,

 Zulüm Azrail olsa hep Hakk'ı tutacağım,

 Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir” dörtlüğünde bahsettiği gibi dava felsefisini nefsinde yaşamış ve bizlere örnek olmuştu.

Siyasette hasımlık, hısımlık mesafelerini çok iyi korumuştu. Dün söylediklerini bugün unutmamış, ne söyledi ise arkasında durmuş, gerektiğinde bedelini ödemeye hazır bir ruh hali ile yaşadı.

Bugün ki siyasetçilerin yaptığı gibi yola çıktıklarını yolda bırakmadı. Dönek siyasetçi olmadı. Dün söylediklerini bugün unutmadı.

Emir olunduğu gibi dost doğru yaşamaya çalıştı.

2007 yılında yapılan BP’nin olağan kurultayında yaptığı çağrıda bizlere şu şekilde bizlere hitap etmişti:

“Ben tertemiz ellerimi size uzatıyorum,
Bu eller kire bulaşmadı,
Bu eller ihanete ortak olmadı,
Bu eller tertemiz bir mazinin hatıralarıyla dolu bir kuşağın, bugüne uzattığı ve kutlu bir geleceğe birlikte yürümek için akitleşmek isteyenlerin elidir." Bu tertemiz uzatılan ellerin kıymetini en yakınında siyaset yapanlar bile değerini anlamadı gitti..

Günümüzde iktidar da kalmak, gücü elinden bırakmamak, iktidarı ele geçirmek için her türlü eylemi meşru gören bir zihniyetin hakim olduğu ülkemizde, elimizi uzatıp sıkı sıkıya sarılacağımız temiz el sayısı çok az kaldı desek yerinde olacak.

2025 yılının ilk aylarında Türkiye’sinde yaşananları görüp şahit olduktan sonra.

"Siz nasıl olursanız sizin idarecileriniz de öyle olur. (Siz) nasılsanız öyle idare edilirsiniz” (Keşfü’l- Hafa, 2:311

Hadisi şerifini anlama idrakini cenabı Allah bizlere nasip etsin.

Kadri kıymeti musalla taşında anlaşılan Rahmetli Muhsin başkanı çok arayacağız..Çok..

Baki selamlar..