Konuşmasına ‘9 tane şehidin emanetini getirdik size. Bu emaneti ne olur taşıyın’ diyerek başlayan Yeni Konya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Tatlısu, “Bizim televizyon olarak orada görevimiz vardı. 700’e yakın aktivistin morallerini en yüksek seviyede tutmak. Bizim elimizden Bayram abi gibi bıçakla domates doğramak gelmedi, sadece mikrofon tuttuk. Ama bir haber alıyorduk ki, yaptığımız habere Yahudi çok ciddi kulak kesiliyor ve bütün dikkatini bizim geminin üzerine getiriyormuş. Bülent Yıldırım ile konuştum. Yarın kendisiyle program yapmamızı söyledi. Çünkü biz program yaptıkça Yahudiler kuduruyormuş. Ben de ‘kuduracaklarsa yapalım başkanım’ dedim. Şimdi de aynı gemideki gibi bacılar, çocuklar ve kardeşlerim de var” ifadelerini kullandı. Sami Uysal da şunları söyledi: “Rabbim Kur’an-ı Kerim’inde diyor ki, ‘Eğer inanıyor iseniz mutlaka galip geleceksiniz.’ Bizler inandık, sizler dua ettiniz, ümmet gözyaşı döktü. Rabbim bize İsrail’e pas atma fırsatı verdi. İsrail kendi kalesine gol attı.” Önceki gün Konya’ya gelen Yücel Köse de kendisiyle Gazze’ye giden arkadaşlarının dönmesinden dolayı çok mutlu olduğunu anlatarak, şunları söyledi: “Allah şehitlerimizi makamına ulaştırsın. İnşallah gemiler de amacına ulaşır, Gazze özgürleşir.”
İSRAİL DONANMASININ YARISINA KARŞI MÜCADELE VERDİK
İhsan Erdim ise “Biz bu yolculuğa katılanlar tamamen iman ediyoruz ki, olayla İsrail hükümeti ve tüm Siyonistler bitti” diyerek şöyle devam etti: “Biz 650 kişi ile çok güzel bir savunma yaptık. Kime karşı? İsrail donanmasının yarısına karşı. 5’i yük birisi de yolcu olmak üzere 6 gemimiz vardı. Buna karşın donanmanın yarısı, 3 tane büyük denizaltı, 2 büyük savaş gemisi, 6 büyük sürat teknesi, 12 helikopter, 6 tane savaş uçağı vardı. Bunlar tespit edilenler. Biz buna karşı ne yaptık? Konya’dan bu konvoya katılan kardeşlerimizin sayısı ilk anda 5 kontenjanıyla sınırlandırılmıştı. Sonra 18 kişiyle konvoya katıldık. Bunun 11 tanesi, genç kardeşimiz gönüllü olarak savunmada en kritik noktada şahadete en yakın noktada kendilerine görev verilmesini istediler. Geminin en üstündeydik. Helikopterin ilk indiği yerdeydik. Ve orada hiç yılmadan savaştık. Bunlardan bir tane ağır yaralımız var, şu anda Tel Aviv’de, göndermediler. AYDER Seydişehir’den Murat Taşkın kardeşimiz de yaralı. O da Ankara’da hastanede, inşallah bundan sonra onun ziyaretine gideceğiz. Yılmadan sizin desteklerinizle, Gazze’yi savunduk. Eğer gemi sayısı 6 değil de 12 tane olsaydı, İsrail donanması yetişemeyecekti. Biz bunları yendik ve yeneceğiz, siyonizmin sonu yakındır.”
Gemideki görevinin yardım konvoyundaki yaşananları ve morali bütün dünyaya duyurmak olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Bilal Çalıkuşu da “En iyi şekilde görevimizi yapmaya çalıştık. Son gün çatışma anında çekmiş olduğumuz kasetlerin hepsine el koydular. Hepsini kırdılar, sildiler, göstermek istemediler. Dünyaya kendi görüntüleriyle yayın yapmaya çalışıyorlar. Yine yolculuk olsa seve seve katılırım” dedi.
BİR YUNANLI İLE TÜRKÜ KİM BİR ARAYA GETİREBİLİR?
Konuşmacıların ardından son olarak söz alan Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi de geçen yıl yaptıkları Gazze mitingine atıfta bulunarak, “Orada bu köpeklere bir mesaj vermiştik ve şunu söylemiştik. ‘Bu zalimler asla bir daha saldıramayacak, bu seri katillerin devri bitmiştir, bütün insanlık ayaktadır.’ Ve orada bulunan kardeşlerimiz bizden kendilerine sahip çıkmamızı istemişlerdi. Dünya kamuoyuna bu gerçeği, bütün insanlığın kalbine yerleştirmemi ve zorbaları insanlara tanıtmamızı istemişti. Bu duvarlar yıkılacak. Bunların Filistinli kardeşlerimizi açık hapishanelerde yaşatmak istemeleri de sona erecek demiştik. Bu gemi duvarları yıktı. Doğrusunu söylerseniz, bu kadar bir deprem meydana getireceğini bizde hissetmemiştik ama gördünüz. Bütün insanlık ayaktaydı” dedi.
Gemide yaşanan birlik beraberlik ortamından da bahseden Latif Selvi, Yunanlı ve İspanyol ile bir odada kaldığını belirterek, “Arkadaş onlarla öyle bir kucaklaştık ki, bir Yunanlı ile bir Türkü kim bir araya getirebilirdi. Ama insanlık bir araya geliyor. Aynı değerler için bir mücadele sözü verdik. Bizim kucaklaşıp ağlamamızı görseydiniz, gözyaşlarınızı tutamazdınız” dedi.İsrail’in, dünyanın en çok bilgisine, teknolojisine sahip insanlar olduğu yönündeki düşüncelere de atıfta bulunan Latif Selvi, “Bunların hepsi yalan, hiçbir şeye inanmayın. Bunlar kin ve düşmanlıkla dolu olan bir komitadır. Biz insani yardım için oradaydık. Ama orada verdiğimiz mücadele destansıydı. Bunlar öyle korkak adamlar ki, bir donanmayla katıldılar mücadeleye, silahımız yoktu, kucak kucağa mücadeleye girişemediler. Plastik mermi attılar ama kontrol edemediler. Ses bombaları attılar ama bizi yıldıramadılar. En sonunda kıyıma başladılar. Kıyıma başlayınca, çok takdir ettiğimiz, o mücadele esnasında kahramanlık gösteren Bülent bey ile arkadaşlar konuştu. Bu görüşmede hainler, bizleri bir buğday başağı gibi tarıyor, biz bıraktık, salona çekildik, bu korkaklar iki saat yanımıza giremedi. Bunlardan korkmayın. Bu gemi bir kilometre taşıdır, bunu hepiniz bilin. Bu insanlık ayıbını temizlememiz gerekiyor. Şimdi yardım kapılarını kapatanların kendileri açıyor. Yardımları getirmemizi kendilerinin eşliğinde dağıtmamızı istiyorlar. Öyle bir yapıya büründüler ki, dakikası dakikasını tutmuyor. Sıkıyı gördüklerinde bakıyorsunuz yumuşuyorlar. Ama ilk fırsat ele geçtiğinde alçaklığın daniskasını yapıyorlar. Bunlar öyle bir topluluk. İnsanlığa yakışmayan bu yapı kırılacak, bunu hep birlikte yapacağız” diye konuştu.
ÇIKARINDAN BAŞKA DEĞERİ OLMAYAN KİRALIK GAZETECİLER
Tüm dünya medyasının olduğu gibi İsrail’de de bazı basın organlarının ‘İsrail’in çılgınlık yaptığı’ yönündeki değerlendirmelerine de işaret eden Latif Selvi, şunları kaydetti: “Ama bir şeyi belirtmek istiyorum. Bazı köşe yazarlarının da yazılarını okuyunca onlara kızmadım, acıdım. Dünyayı Yahudi’nin yönettiğini söylemeye çalışıyor. Öyle bir şey yok. Eğer biz küçük bir kuvvetle gitsek, bizle savaşamazlar. Bu gazeteciler ‘ülkenin geleceği’ diyor. Çıkarından başka değeri olmayan bu adamlara acıdık, zavallılar dedik, bu zavallıları da unutmayacağız. Kiralık kalemler bu kadar da çıkarlarına uşak olmamalıdır. En azından İsrail’deki bir gazeteci kadar onurlu olmalıdır.”Konuşmasının son bölümünde gemide yaşanan bir olayı dinleyicilerle paylaşan Latif Selvi, “Gemide yağmur gibi yukarıdan bu saldırganların ateşleri yağarken hiçbir arkadaşın kalbinde korku yoktu. İnsanlık hak ve özgürlükleri adına, insani değerler adına hep bir araya gelmiştir. Bu değerleri yaşatacak ve bu zorbaların değerini bitireceğiz. Bunların dönemi bitmiştir. Filistin’deki kardeşlerimizin bizim yaşadığımızdan daha kötüsünü yaşadığını bilin. Bunları kurtarmak bizim insani ve İslami vazifemiz. İngiltere’den gelen bir bayan arkadaşımız vardı. Bize su dağıttı, öyle bir duygu paylaşımı oldu ki, arkadaşlarla paylaştık. Konya’da bir program yapıp o bayanı da davet edeceğiz. Bu bizim onurumuz. Sizlerin gücünü ve gayretini arkamızda hissettik. Biz gemide bir avuç insan değildik, milyarlarca insanın kalbinin orada temayüz etmesiydi. Bu ortaya çıktı, bunu gördük” diyerek sözlerini tamamladı. Konuşmaların ardından Gazze gönüllülerinin çocukları tarafından babalarına çiçek takdimi ve ardından da dua yapıldı.
Emre Öge-İbrahim Şahin
İSRAİL DONANMASININ YARISINA KARŞI MÜCADELE VERDİK
İhsan Erdim ise “Biz bu yolculuğa katılanlar tamamen iman ediyoruz ki, olayla İsrail hükümeti ve tüm Siyonistler bitti” diyerek şöyle devam etti: “Biz 650 kişi ile çok güzel bir savunma yaptık. Kime karşı? İsrail donanmasının yarısına karşı. 5’i yük birisi de yolcu olmak üzere 6 gemimiz vardı. Buna karşın donanmanın yarısı, 3 tane büyük denizaltı, 2 büyük savaş gemisi, 6 büyük sürat teknesi, 12 helikopter, 6 tane savaş uçağı vardı. Bunlar tespit edilenler. Biz buna karşı ne yaptık? Konya’dan bu konvoya katılan kardeşlerimizin sayısı ilk anda 5 kontenjanıyla sınırlandırılmıştı. Sonra 18 kişiyle konvoya katıldık. Bunun 11 tanesi, genç kardeşimiz gönüllü olarak savunmada en kritik noktada şahadete en yakın noktada kendilerine görev verilmesini istediler. Geminin en üstündeydik. Helikopterin ilk indiği yerdeydik. Ve orada hiç yılmadan savaştık. Bunlardan bir tane ağır yaralımız var, şu anda Tel Aviv’de, göndermediler. AYDER Seydişehir’den Murat Taşkın kardeşimiz de yaralı. O da Ankara’da hastanede, inşallah bundan sonra onun ziyaretine gideceğiz. Yılmadan sizin desteklerinizle, Gazze’yi savunduk. Eğer gemi sayısı 6 değil de 12 tane olsaydı, İsrail donanması yetişemeyecekti. Biz bunları yendik ve yeneceğiz, siyonizmin sonu yakındır.”
Gemideki görevinin yardım konvoyundaki yaşananları ve morali bütün dünyaya duyurmak olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Bilal Çalıkuşu da “En iyi şekilde görevimizi yapmaya çalıştık. Son gün çatışma anında çekmiş olduğumuz kasetlerin hepsine el koydular. Hepsini kırdılar, sildiler, göstermek istemediler. Dünyaya kendi görüntüleriyle yayın yapmaya çalışıyorlar. Yine yolculuk olsa seve seve katılırım” dedi.
BİR YUNANLI İLE TÜRKÜ KİM BİR ARAYA GETİREBİLİR?
Konuşmacıların ardından son olarak söz alan Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi de geçen yıl yaptıkları Gazze mitingine atıfta bulunarak, “Orada bu köpeklere bir mesaj vermiştik ve şunu söylemiştik. ‘Bu zalimler asla bir daha saldıramayacak, bu seri katillerin devri bitmiştir, bütün insanlık ayaktadır.’ Ve orada bulunan kardeşlerimiz bizden kendilerine sahip çıkmamızı istemişlerdi. Dünya kamuoyuna bu gerçeği, bütün insanlığın kalbine yerleştirmemi ve zorbaları insanlara tanıtmamızı istemişti. Bu duvarlar yıkılacak. Bunların Filistinli kardeşlerimizi açık hapishanelerde yaşatmak istemeleri de sona erecek demiştik. Bu gemi duvarları yıktı. Doğrusunu söylerseniz, bu kadar bir deprem meydana getireceğini bizde hissetmemiştik ama gördünüz. Bütün insanlık ayaktaydı” dedi.
Gemide yaşanan birlik beraberlik ortamından da bahseden Latif Selvi, Yunanlı ve İspanyol ile bir odada kaldığını belirterek, “Arkadaş onlarla öyle bir kucaklaştık ki, bir Yunanlı ile bir Türkü kim bir araya getirebilirdi. Ama insanlık bir araya geliyor. Aynı değerler için bir mücadele sözü verdik. Bizim kucaklaşıp ağlamamızı görseydiniz, gözyaşlarınızı tutamazdınız” dedi.İsrail’in, dünyanın en çok bilgisine, teknolojisine sahip insanlar olduğu yönündeki düşüncelere de atıfta bulunan Latif Selvi, “Bunların hepsi yalan, hiçbir şeye inanmayın. Bunlar kin ve düşmanlıkla dolu olan bir komitadır. Biz insani yardım için oradaydık. Ama orada verdiğimiz mücadele destansıydı. Bunlar öyle korkak adamlar ki, bir donanmayla katıldılar mücadeleye, silahımız yoktu, kucak kucağa mücadeleye girişemediler. Plastik mermi attılar ama kontrol edemediler. Ses bombaları attılar ama bizi yıldıramadılar. En sonunda kıyıma başladılar. Kıyıma başlayınca, çok takdir ettiğimiz, o mücadele esnasında kahramanlık gösteren Bülent bey ile arkadaşlar konuştu. Bu görüşmede hainler, bizleri bir buğday başağı gibi tarıyor, biz bıraktık, salona çekildik, bu korkaklar iki saat yanımıza giremedi. Bunlardan korkmayın. Bu gemi bir kilometre taşıdır, bunu hepiniz bilin. Bu insanlık ayıbını temizlememiz gerekiyor. Şimdi yardım kapılarını kapatanların kendileri açıyor. Yardımları getirmemizi kendilerinin eşliğinde dağıtmamızı istiyorlar. Öyle bir yapıya büründüler ki, dakikası dakikasını tutmuyor. Sıkıyı gördüklerinde bakıyorsunuz yumuşuyorlar. Ama ilk fırsat ele geçtiğinde alçaklığın daniskasını yapıyorlar. Bunlar öyle bir topluluk. İnsanlığa yakışmayan bu yapı kırılacak, bunu hep birlikte yapacağız” diye konuştu.
ÇIKARINDAN BAŞKA DEĞERİ OLMAYAN KİRALIK GAZETECİLER
Tüm dünya medyasının olduğu gibi İsrail’de de bazı basın organlarının ‘İsrail’in çılgınlık yaptığı’ yönündeki değerlendirmelerine de işaret eden Latif Selvi, şunları kaydetti: “Ama bir şeyi belirtmek istiyorum. Bazı köşe yazarlarının da yazılarını okuyunca onlara kızmadım, acıdım. Dünyayı Yahudi’nin yönettiğini söylemeye çalışıyor. Öyle bir şey yok. Eğer biz küçük bir kuvvetle gitsek, bizle savaşamazlar. Bu gazeteciler ‘ülkenin geleceği’ diyor. Çıkarından başka değeri olmayan bu adamlara acıdık, zavallılar dedik, bu zavallıları da unutmayacağız. Kiralık kalemler bu kadar da çıkarlarına uşak olmamalıdır. En azından İsrail’deki bir gazeteci kadar onurlu olmalıdır.”Konuşmasının son bölümünde gemide yaşanan bir olayı dinleyicilerle paylaşan Latif Selvi, “Gemide yağmur gibi yukarıdan bu saldırganların ateşleri yağarken hiçbir arkadaşın kalbinde korku yoktu. İnsanlık hak ve özgürlükleri adına, insani değerler adına hep bir araya gelmiştir. Bu değerleri yaşatacak ve bu zorbaların değerini bitireceğiz. Bunların dönemi bitmiştir. Filistin’deki kardeşlerimizin bizim yaşadığımızdan daha kötüsünü yaşadığını bilin. Bunları kurtarmak bizim insani ve İslami vazifemiz. İngiltere’den gelen bir bayan arkadaşımız vardı. Bize su dağıttı, öyle bir duygu paylaşımı oldu ki, arkadaşlarla paylaştık. Konya’da bir program yapıp o bayanı da davet edeceğiz. Bu bizim onurumuz. Sizlerin gücünü ve gayretini arkamızda hissettik. Biz gemide bir avuç insan değildik, milyarlarca insanın kalbinin orada temayüz etmesiydi. Bu ortaya çıktı, bunu gördük” diyerek sözlerini tamamladı. Konuşmaların ardından Gazze gönüllülerinin çocukları tarafından babalarına çiçek takdimi ve ardından da dua yapıldı.
Emre Öge-İbrahim Şahin
160 defa okundu...








BURCU ŞAĞMANLI
FUAT TÜRKER
İSMAİL ÖNGÖREN









